|

Ortaylı: Kimse askeri yönetim istemiyor, askerler başta olmak üzere
Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü ve
Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr.
İlber Ortaylı,
Türkiye’de, Silahlı Kuvvetler dahil olmak üzere hiç
kimsenin darbe istemediğini söyledi.
Ortaylı,
Almanya’nın başkenti
Berlin’de düzenlenen bir panelden sonra Türk
gazetecilere yaptığı açıklamada, ordunun siyasete karışmasının
kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Sivil siyasetin kendini geliştiremediği
ortamda darbe kaçınılmazdır” şeklinde Türkiye’de yaptığı açıklamalara
açıklık getirdi.
Ortaylı, “Kimse askeri yönetim istemiyor, askerler başta olmak
üzere. Zor iş, çok yaralayıcı, iyi olmaz hiçbir zaman. Ancak
12 Eylül’de sokaklarda insanlar öldürülüyordu, hiçbir
nizam kalmamıştı. Sivil yönetimin daima olgunlaşması lazım. Partizanlık
demokrasinin aleyhindedir. Bunlara dikkat edilmesi lazım, biz söyledik”
dedi.
Kimlik meselesinin tartışılmasının son derece tehlikeli
olduğunu ifade eden Ortaylı, şunları kaydetti:
“Çünkü Türkiye’deki kimlikler, bizimki de dahil kendisini çok
iyi teşkilatlandırmış, eğitebilmiş, konsensüse gelebilmiş durumda değil.
Böyle lüzumsuz çıkışlar ortalığı sarsar. Bizim tahammülümüz yok buna,
hele bu kriz sırasında. Bununla hükümete falan da bir şey demek
istemiyorum, onlar beni ilgilendirmiyor. Açılım ne, programını
istiyorum, bakmak istiyorum. Yani onun programının olması lazım. Bunlara
bakacağız.”
Türk-Alman Merkezi tarafından “Werkstatt der Kulturen” adlı
salonda düzenlenen “İstanbul
2010
Avrupa Kültür Başkenti’nin tarihi” adlı panelde
konuşan Ortaylı, İstanbul’un ne Batılı bir şehir, ne de bir Şark kenti
olduğunu belirterek, İstanbul’un düzensiz yapılaşması, güzelliği ve
kirliliği ile kendine özgü bir kent olduğunu söyledi.
İstanbul’un her çağda cazip bir kent olduğuna dikkat çeken
Ortaylı, kentin sadece tek bir tarihinin olmadığını kaydetti.
Berlin Hür Üniversitesi (FU)
Bizans Bilimleri Bölümü öğretim görevlisi Jannis
Niehoff-Panagioditis de, İstanbul’da Bizans tarihi hakkında bilgi
vererek, İstanbul’un her dönemde önemli bir merkez olduğunu, bu nedenle
de her zaman çeşitli kültürler tarafından kuşatıldığını söyledi.
İstanbul’un 9. yüzyılda Araplar tarafından fethedilmek
istendiğine işaret eden Niehoff-Panagioditis, bunu sonuçta 1453 yılında
Fatih Sultan Mehmet’in başardığını hatırlattı.
FU Alman Dili ve Edebiyatı bölümünden Prof. Dr. Ursula
Kocher’in yönettiği panel öncesinde
piyanist Sinem Altan küçük bir konser verdi.
|