|

KRM İle Yeşeren Umutları KRM Soldurdu
Vakt-i zamanında Türklerin ve diğer milletlere mensup Almanya
müslümanlarının öncüleri; onyıllardan beri devam eden bölünmüşlüğümüzün
yüzünden meselelerimizin altından kalkamaz hale geldik, Allah indinde ve
gelecek nesillerimize karşı bunun mesuliyetini taşıyoruz deyip, birlikte
hareket etmek için kolları sıvamışlardı. Zaten Alman Devletimiz de; siz
kendi aranızda birliktelik sağlamadığınız müddetçe dininiz İslam’ı
tanıyamayız dememiş miydi?
Derken nihayet bizimkiler gayrete geldiler: Görüşmeler, birbirine
el-ense çekmeler, düşünmeler, git-geller ve bitmek bilmeyen toplantılar,
toplantılar ve yine sil baştan nice toplantıların ardından, cami
cemaatlerini temsil eden dört büyük çatı kuruluşumuzun uzlaştıkları
haberi, Almanya müslümanları arasında bir bayram havasına dönüştü. Her
mesuliyet sahibi insan, nihayet dedi ve Allah’a çok şükür dünya gözüyle
bunu da görmüş olduk diyerek sevindi.
Bu ülkede artık müslümanlar da “adam yerine konulacak” ve üvey evlat
muamelesi görmekten kurtulacaktı. Almanya Müslümanları Koordinasyon
Konseyi (KRM)’nin kurulduğu haberi medya aracılığıyla duyurulurken;
Almanya’nın sözü dinlenir kanaat önderlerinin, “Eyvah! Müslümanlar
birleşti, şimdi bizden hak talep edecekler...” derlermiş gibi yaptıkları
yorumları okuyan müslümanlar da; “Ehvah!” dediler.. Ve şimdiye kadar
bize; birleşin de gelin, diyenlerin hiç de hoşlarına gitmeyecek bir
girişimde bulunmuşuz demekki... dedikten sonra; binbir zahmet ve
gayretle hayata geçirilen bu KRM’yi günün birinde ne yapıp yapıp
dağıtırlar endişesinden kendini kurtaramadı.
KRM, üyelerinden birinin “İslam Konferansı”na davet edilmemesi üzerine
yaptığı toplantılarda açık bir tavır sergileyemeyince, bizim cephenin
aktörlerini iyi tanıyanlar, bu iş bura kadardı, dediler. Bütün iyimser
beklentiler, yerini umutsuzluğa, düş kırıklığına bıraktı ve korkulan
oldu. Umutlar, dualar ve gayretlerle vücuda getirilen KRM’in bundan
sonraki varlığı da, yokluğu da bir mana ifade etmez...
En büyük kuruluş olan DTİB’in, Federal Almanya İçişleri Bakanlığı’nın
düzenlediği “İslam Konferansı”na tek başına katılma kararı almasından
sonra, KRM inanırlığını yitirdiği gibi varlığının da pek hükmü
kalmamıştır.
Yazık oldu... Çok şey söylenebilir, lakin sahipsiz bir azınlık ve temsil
ettikleri kitleye hesap vermek gibi bir adetleri, mecburiyetleri olmayan
öncülerden oluşan bir müslüman kitle manzarası var karşımızda. Dengeleri
koruma uğruna atılan adımlar yüzünden Almanya’nın müslüman kitlesi biraz
daha dengesini kaybetti.
Ve böylece, KRM ile yeşeren umutlar yine KRM’yle birlikte bir 2010
baharında soldu.
Editör
|