|

Bağış: Hakim ve savcılar HSYK'dan memnun değil
DEVLET Bakanı ve
Başmüzakereci
Egemen Bağış,
bir dizi temaslarda bulunmak için geldiği
İzmir'de,
kentteki üç üniversitenin uluslararası ilişkiler bölümü öğrencileriyle
bir araya geldi. Öğrencilerle sohbet eden Bağış, yeni
Anayasa
taslağında tartışmalara yol açan yargı bağımsızlığı konusunun
hatırlatılması üzerine
Türkiye'de
çoğu hakim ve yargıcın Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'ndan (HSYK)
memnun olmadığını ileri sürdü. Bağış ayrıca, Kadın ve Aileden Sorumlu
Aliye Kavaf'ın eşcinselliği hastalık olarak değerlendirmesi konusunda,
bunun
ifade özgürlüğü
kapsamında değerlendirilmesi ve tahammül edilmesi gerektiğini belirtti.
Toplantıda, Türkiye'nin hızla büyüyen bir ülke olduğuna dikkat çeken
Bakan Bağış, “Türkiye'nin önü çok açık. Yeter ki biz Türkiye'de bir
uzlaşma kültürü oluşturalım. Ne zaman bir ülkede millet birbirinin
giydiğiyle, saçının sakalının şekliyle, yediğiyle, okuduğu kitapla
uğraşmaya başlamış, o ülke hep gerilemiş. Birbirimizi
değiştiremeyeceğimizi kabullenmeliyiz. İnanın bana Fenerbahçeliler
istediği kadar uğraşsınlar, Galatasaraylıları Fenerbahçeli yapamazlar.
Tersi için de geçerli. Birbirimize hoşgörü göstermeliyiz” diye konuştu.
‘KAÇININ
HSYK'DAN
MEMNUN OLDUĞUNU SANIYORSUNUZ?’
Türkiye'de
statüko muhafızlarının bulunduğunu ve değişim istemediğini
ileri süren Bağış, yeni Anayasa paketinde kuvvetler ayrılığı
konusundaki endişelerin hatırlatılması üzerine ise şunları
söyledi: “Yargı bağımsızlığı ile ilgili hiçbir sorunumuz
yoktur. Yargı bağımsızlığı hepimize lazımdır. Ama bağımsız
olduğu kadar tarafsız olduğundan da endişe duymayacağımız
bir yargıya ihtiyacımız var. 11 bin hakim ve savcı var.
Anket yapılsa kaçının bugünkü HSYK'dan memnun olduğunu
sanıyorsunuz. Çoğu memnun değildir. Çoğu çok zor koşullarda
çalışan bu insanlar kendileri ile ilgili sıkıntıları
olduğunda kurul üyelerine ulaşamamaktadır. Aralarında çok
ciddi duvarlar vardır.
Yasama
yürütme yargı ayrımı çok ülkede vardır ama sivil iradenin de
yetkisi vardır.” Konuşmasında bazı reformların
Anayasa
Mahkemesi kararıyla engellendiğine işaret eden
Bağış, “Halkın oyuyla seçilmişlerin aldığı kararı atanmış 11
kişi iptal ediyordu. Ben 11 kişinin atanma sürecinde
seçilmişlerin yetkisinin olmamasından şikayetçiyim” dedi.
‘TAHAMMÜL ETMEMİZ GEREKEN BİR AÇIKLAMADIR’
Bağış,
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf'ın
eşcinselliği hastalık olarak değerlendirmesinin hoşgörü
kültürüyle ne kadar örtüştüğü yönündeki soruya karşılık ise
şunları söyledi: “Sayın Kavaf'ın bu açıklaması kendi ifade
özgürlüğü kapsamında yaptığı, hepimizin tahammül etmemiz
gereken bir açıklamadır. Bu açıklamadan hemen sonra Sağlık
Bakanımız da açıklama yaptı eşcinselliğin hastalık
olmadığını ifade etti. Kavaf'ı net duydunuz da
Sağlık
Bakanı'nı niye net duymadınız? Benim de kanaatim,
bu bir hastalık değildir. Dünya tıp dünyası 1973'te karar
alıp açıkladı. Ben tıp uzmanı, doktor değilim. Bu konularda
uzmanların fikirlerine saygı gösterilmesi gerektiğine
inanıyorum. Sağlık Bakanımız tıp profesörüdür. Görüşleri
benim için yeterlidir.”
‘HER TÜRLÜ
TARTIŞMAYA HAZIRIZ’
Türkiye'nin
geleneksel bir hoşgörü kültürüne sahip olmasına rağmen
uzlaşı konusunda sıkıntı veren bir ülke imajı verdiğini
kaydeden Bağış, “Bu durum tarihimizle
genetik
kodlarımıza yakışmıyor. Elimizden geleni yapmaya
çalışıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Eğer daha demokrasi
daha fazla risk demekse üstlenmeye hazırız. Birilerinin
hazır olması lazım. Yoksa bu statüko muhafızlarına
bırakırsak Türkiye siddin sene daha bu şekilde gider. Bu işi
TBMM'de
milletin vekilleriyle yapamazsak vatandaşa gideriz” dedi.
Türkiye'nin birçok meselesinin bulunduğunu aktaran Bağış, en
azından bu meseleleri teşhis etmeye başladıklarını
vurgulayarak, “Teşhis tedavinin yarısıdır. Bunları yapmadan
AB'ye üye olamayız. Türkiye darbe anayasalarıyla
yönetiliyor. Hiçbir zaman sivil iradenin hazırlayıp halka
sunduğu bir anayasamız olmamış. O dönemden bu yana da AB'ye
üye olamamışız. Bu bir tesadüf değil. Tüm vatandaşların
benim diyeceği bir anayasaya kavuşmadan AB'ye üye olmamız
çok zor. Darbe anayasasına mahkum kalamayız. Biz her türlü
tartışmaya hazırız” değerlendirmesini yaptı.
‘AT GÖZLÜĞÜYLE SİYASET YAPMAYA ÇALIŞANLAR VAR’
Anayasa'dan
kimsenin memnun olmamasına rağmen değişiklik çalışmaları
sırasında siyasi partilerden destek bulamadıklarını belirten
Bağış, “Türkiye çok şey kaybediyor. Gerçekten bir yargı
reformu sağlamanın tek yolu
anayasa
değişikliği. Biz oldukça kapsamlı bir anayasa
değişiklik paketi hazırladık. Daha paketi görmeden reddeden
partiler oldu. Bu kadar at gözlüğüyle siyaset yapmaya
çalışanlar var. Türkiye'nin sorunu muhalefet partilerinin
çağla bağı kopmuş liderler tarafından yönetilmesidir.
İktidar için büyük bir fırsattır. Muhalefetimizden memnunuz.
Allah onlara sağlık versin başımızdan eksik etmesin ama bu
Türkiye için çok büyük bir sıkıntıdır” diye konuştu.
‘AB'YE ÜYELİĞİ ÇOCUKLARIM DEĞİL KENDİM İÇİN İSTİYORUM’
Üniversite
öğrencileriyle buluşmasının ardından İzmir'deki basın
kuruluşlarının temsilcileri ile görüşen Bağış, AB'ye üye
olmak için 2023'ü beklemeyeceğini, AB üyeliğini çocukları
için değil kendisi için istediğini ifade etti.
Almanya
Başbakanı
Angela
Merkel'in Türkiye'ye imtiyazlı ortaklık
önerisinin de hiçbir altyapısının bulunmadığını söyleyen
Bağış, “27 ülkenin bir kısmı yeni statüye geçme kararı
alırsa değerlendirmeye alabiliriz. Şu aşamada laf söylemek
bile abesle iştigaldir. Altyapısı olmayan bir şeyi bize
teklif etmek adeta hakarettir. İkili ilişkilerimizde
ayrıcalıklı ortaklık gibi bir şey önerebilirler ona da zaten
sıcak yaklaşırız” dedi. Bağış ayrıca, birçok ülkeye vize
uygulamasının
12 Eylül
sonrasında başladığına dikkat çekerek, vize uygulamasının
kaldırılması için çabalarının da sürdüğünü sözlerine ekledi.
|