|

Almanya’da Seçim Varsa...
İster eyalet ister genel seçim olsun; irili ufaklı, sağcı solcu her
siyasi parti mutlaka Almanya Türkleri üzerinden biraz daha fazla oy
toplayabilmek için kendine doğru olanı yapar. Onların kendi doğruları
da, çoğu kez Türklerin ve diğer müslüman azınlıkların aleyhine gelişen
hadiseler olarak karşımıza çıkar.
Mesela SPD, seçimden seçime Türkleri hatırlar. CDU, Türk/Müslüman
azınlığın oyuna fazla tenezül etmez ama muhafazakâr seçmen tabanına; şu
iflah olmaz Türkleri nasıl hizaya getireceklerine dair mesajlar
verirler. Eyalet seçimi de olsa, Türkiye’nin AB Tam Üyeliği bile
oportünist yaklaşımlardan nasibini alır.
Köln’de başlatılan cami karşıtı bir oluşum, 9 Mayıs 2010’da yapılacak
KRV Eyalet seçimlerine siyasi parti olarak bütün eyalette giriyor.
İsviçre’deki minare yasağına kadar sadece Köln’de “Büyük Cami Karşıtı”
maskesiyle Türk düşmanlığı yapan güruh, şimdi “Burada da Minare
Yasaklansın” sloganı ve İsviçre’deki afişlerin hemen hemen aynısını
kullanarak niyetini ortaya koydu.
Federal Almanya İçişleri Bakanı, Berlin’de kendi partisinin (CDU) bir
toplantısında yaptığı konuşmada; isim vermeden, İslam Konferansı’na
katılmayacak olan bazı müslüman kuruluşlara göndermeler yaparak;
müslümanlarla ilgili politikayı belirleme hakkının kendilerini olduğunu,
İslam Konferansı’nı müslümanlar değil, Federal Hükümet organize eder
derken de, herkes haddini bilsin, gibi birşey söylemeğe çalıştığı
dikkatlerden kaçmıyor.
Bütün bunlara karşılık güçlü bir Türk kökenli seçmen lobisinin
olmamasından dolayı, Almanya’da Türk/Müslüman azınlık üzerinden siyasi
manipülasyonlar artarak devam ediyor.
Başka bir ifadeyle; her seçimde olduğu gibi, önümüzdeki Kuzey Ren
Vestfalya (KRV) eyalet seçimlerinde de, Türk/Müslüman/Türkiye gibi
kavramlar istismar konusu olmaktan kurtulamıyor. Bizi en çok
endişelendiren gelişme ise; Almanya Türklerinin şahsında bir
Anti-Müslüman hareketin giderek taban tutması ve ideolojik mahiyet
kazanmasıdır.
Bu ülkenin yetkili mercilerini ve kamuoyunu harekete geçiremese bile,
dikkatlerini çekecek girişimleri ancak Türk kuruluşları yapabilirler.
Orta ve uzun vadeli düşünüldüğünde, özellikle burada yetişen Türkler
mutlaka siyasi partilere yönelmeli, oralarda aktif ve etkili görevler
üstlenmelidirler.
Editör
|