|

Demirtaş: AK Parti artık oyalamayı bırakmalı
BDP Genel
Başkanı
Selahattin Demirtaş,
Öcalan’ın "31 Ekime kadar çözüm için gelinmezse kellem de gitse
karışmayacağım" şeklindeki sözlerini "Artık AKP oyalamayı bırakmalıdır.
Biz oyaladığını düşünüyoruz.
Kürt sorunu
ile ilgili ne yapacaksa elinde somut ne varsa açıklaması lazım"
sözleriyle değerlendirdi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eşbaşkan
Gülten Kışanak
yeni
anayasa
konusunda
Mazlum-Der’i
ziyaret etti. Demirtaş ve Kışanak’ın Mazlum-Der Başkanı Ahmet Faruk
Ünsal’la yaptıkları görüşme 40 dakika sürerken, Demirtaş ziyaretin
ardından yaptığı açıklamada, Sivil Toplum Örgütlerine yönelik
ziyaretleri kapsamında önümüzdeki hafta
TOBB
sonraki hafta da
TÜSİAD’la
görüşeceklerini bildirdi. Demirtaş, "Bu tartışma süreci umarım bir bütün
olarak canlı, hararetli bir anayasa yapma sürecine dönüşür" diye
konuştu. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Demirtaş, "Abdullah
Öcalan ’31 Ekime kadar çözüm için gelinmezse kellem de gitse
karışmayacağım’ dedi. Bu sözleri nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki
bir soruya şu karşılığı verdi:
"BDP olarak
Türkiye’de
ölümlerin durması, Kürt sorunundan kaynaklanan çatışmaların nihai olarak
son bulması için çaba içerisindeyiz. Temennimiz o ki bu çağrılarımız
karşılık bulur. Askeri operasyonların durması gerektiğini ifade
etmiştik. Bu çağrıda ne kadar haklı olduğumuz
Tunceli’de
yaşanan acı olaylarla ortaya çıktı. Çatışmaların durması için tek
taraflı
ateşkes
yetmiyor. Askeri ve siyasi operasyonları durdurup siyaseten çözüm
arayışlarına, sivil toplumun çözüm arayışlarına şans tanımaları lazım.
Hükümet bu işi de bir oyalama taktiği ile götürmeye çalışıyorsa bütün
Türkiye toplumunu yanıltmış, kandırmış olur. Biz buna izin veremeyiz.
Türkiye bunu hak etmiyor. Türkiye’nin barışı, AKP’den, siyasi
partilerden, o koltuklardan daha değerlidir. Artık AKP oyalamayı
bırakmalıdır. Biz oyaladığını düşünüyoruz. Kürt sorunu ile ilgili ne
yapacaksa elinde somut ne varsa açıklaması lazım. Herkes BDP ile AKP’nin
birlikte çalışıp şu anda proje ürettiğini sanıyor olabilir. Ben açık
söyleyeyim, biz Hükümetin nasıl adımlar atmaya hazırlandığını, çözüm
konusunda anayasal, yasal ve idari düzeyde nasıl gelişim yaşanacağını
bilmiyoruz. 1.5 yıldan bu yana kamuoyu bunu merak ediyor. Ancak Hükümet
seçime kadar bu işi bu şekilde götürmeyi hesaplıyor. Bu çok yanlış."
"BİZ HİÇBİR RESEPSİYONU PROTESTO ETMEDİK"
Demirtaş,
CHP’nin
Çankaya Köşkü’ndeki
29 Ekim resepsiyonuyla ilgili tavrına ilişkin bir soruya da "Başörtüsü
konusu inanç özgürlüğü olarak ele alınmalı ve zulme dönüşmüş bu mesele
bir an önce çözülmeli. Bir insanın neye, nasıl inanacağını devlet
belirleyemez. ‘Bunu okulda yaşayıp vergi dairesinde yaşayamazsın’
diyemez. ‘Bunu evinde yaşayıp Çankaya’da yaşayamazsın’ diyemez. İnanç
her yerde özgür olmalı. Bu Çankaya da olur hastanede olur okulda olur.
Bu konuda ayrım gözetmek inanç özgürlüğüne engel koymaktır. CHP’nin
yaklaşımı CHP’yi bağlar. Biz BDP olarak bugüne kadar resepsiyon protesto
etmedik. Hele başörtüsü ile ilgili olarak böyle bir gerekçeden dolayı
asla böyle bir yaklaşımımız olmaz" yanıtını verdi.
|