|

Gül: Yatırıma çok müsait bir ülkeyiz
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin genç nüfusu ve birçok AB
ülkesine göre risk pirimi düşük olması nedeniyle yatırım için çok uygun
bir ülke olduğunu belirterek Alman işadamlarını Türkiye'de yatırım
yapmaya davet etti.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Almanya
Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile birlikte Kayseri'de Hilton Oteli'nde
düzenlenen Türk-Alman İşadamları Forumu'na katıldı. Her iki
cumhurbaşkanı, forum öncesinde iki ülke işadamlarıyla basına kapalı bir
yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi. Platformdaki konuşmasında Alman
işadamlarına çağrıda bulunarak yatırıma davet eden Cumhurbaşkanı Gül,
Türkiye'nin yabancı yatırımlar için cazip hale gelmesinin altındaki en
önemli sebeplerden birinin köklü hukuk reformları olduğunu kaydetti.
Gül, Alman işadamlarına, ''Türkiye'ye güvenebilirsiniz, Türkiye'nin
hukukuna, ekonomik kurallara güvenebilirsiniz. Bir anlaşmazlık söz
konusu olur da mahkemeye giderseniz mahkemeler, Türk mü Alman mı Arap mı
Yunan mı diye bakmaz. Kim haklı, kim haksız buna bakar. Almanların
tereddüt etmesine gerek yok. Türkiye'deki yatırım ortamı müsait mi
değimli bunu tereddüt edebilirlerdi ona da gerek yok. Makro ekonomik
göstergelere baktığımızda Avrupa'nın en sanayileşmiş kalkınmış ekonomisi
büyük ülkelerine göre risk durumumuz daha düşük. Gelecekte bu ülke
parlak mı değil mi risk primini yüksek veya düşük tutuyorsunuz.
Türkiye'nin risk primi, İtalya, ispanya, Portekiz ve birçok AB
ülkesinden daha düşüktür. Bu büyük bir potansiyeldir. Ayrıca genç
nüfusumuz da Türkiye'de iş yapmaya cazip kılan etkenler arasında yer
alıyor." dedi.
"TÜRKİYE, KRİZDE OLSA ALIŞVERİŞ YAPTIĞI ÜLKELERİN DE ALEYHİNE OLACAKTI"
Türkiye'nin ekonomik olarak güçlenmesiyle, demokrasi ve hukuk
standartlarını yükseltmesiyle daha güçlü hale geleceğine dikkat çeken
Cumhurbaşkanı Gül, güçlü bir Türkiye'nin, Avrupa'nın, dünyanın ve
komşularının faydasına olacağını vurguladı. Türkiye'nin son dönemde
ekonomik ve siyasi alanda önemli reformlara imza attığına değinen
Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye, ekonomik olarak güçlenmesiyle, demokrasi ve
hukuk standartlarını yükseltmesiyle daha güçlü olacaktır. Güçlü bir
Türkiye, Avrupa'nın, dünyanın ve komşularının faydasınadır. Türk
ekonomisi büyüdükçe daha çok iş yapılacaktır. Türkiye, yüzde 12 büyümese
iki ülke şirketleri bundan kazançlı çıkamazdı. Türkiye, ekonomik krizde
olsa alışveriş yaptığı ülkelerin de aleyhine olacaktı. Türkiye ile
Almanya arasındaki ticaret hacmi, 2008'de 30 milyar doları geçmişti. Ama
Avrupa ülkeleri krizden etkilendiği için bu ülkelere dönük ihracatımız
azaldı. Komşuların ve aynı bölgelerde yaşayan ülkelerin güçlü olması,
hepsinin çıkarınadır. Türkiye, Avrupa Birliği'ne katılırsa AB'nin mevcut
pastasından pay almayacak, önce o pastayı büyütecek, sonra pay alacak.
Türkiye'de yatırım atmosferi çok iyi. Son yıllarda siyasi ve ekonomik
alanda çok köklü reformlar yapıyor. Artık Türkiye'deki ekonomi standardı
ve ekonomi hukuku Almanya'dan, Fransa'dan, İtalya'dan farklı değil. AB
ile müzakereleri başlatabilmek için bu şarttı. Türkiye, serbest piyasa
ekonomisinin bütün kurallarını gerçekleştirdiği için müzakerelere
başladı." diye konuştu.
WULFF: TÜRKİYE AVRUPA'NIN TEZGAHI OLMAKTAN ÇIKTI
Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff da Türkiye'nin son yıllarda
ekonomik anlamda çok ciddi atılımlar gerçekleştirdiğine dikkat çekerek
artık Avrupa'nın tezgahı olmaktan çıktığını söyledi. Türkiye ile Almanya
arasında uzun süredir dostane bir ilişki yaşandığını dile getiren Wulff,
Türkiye'nin avantajlarının çok kolay bir şekilde görülebildiğini
vurguladı. Türkiye'nin olağanüstü bir alt yapıya sahip bulunduğunu dile
getiren Wulff, merkezi konumunun da Türkiye'ye büyük avantajlar
getirdiğini ifade etti. Türkiye'nin olağanüstü hızla Avrupa
standartlarına yaklaştığına dikkat çeken Wulff, iki ülke arasındaki
ticaretin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğinin de altını çizdi.
Wulff, "Vize, çifte vergilendirme ve serbest ticaret konularını
kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Türkiye, artık Avrupa'nın sanayi
tezgahı değil, üretim ülkesi. Çok kaliteli ürünler üretiyorsunuz. Ama
enerji verimliliği konusunda daha yapılacak çok şey var. Bu konuda da
Türk-Alman işbirliğine gidilebilir." dedi.
İki ülkenin enerji alanında da işbirliği yapılabileceğini belirten
Wulff, özellikle çevreye duyarlı, enerji tasarrufu ve verimliliği
konusunda çalışma grubu oluşturulmasını istedi. Wulff, 5-10 yıl sonra
bir evin, bir uçağın enerji bilançosuna, karbonmonoksit salınımına
bakılacağına dikkati çekerek, Almanya'nın bu konuda Türkiye'ye teknoloji
sunabileceğini kaydetti.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da iki cumhurbaşkanına işadamlarına
verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Gül ve Wulff'un katılımıyla
gerçekleşen iş forumunun iki ülke işadamları arasında işbirliğine
yönelik büyük fırsatlar doğuracağını dile getiren Hisarcıklıoğlu,
işbirliğinin önündeki engelleri vize, karşılıklı mal taşımada uygulanan
kota ve Türkiye'nin üçüncü ülkelerle yapılan serbest ticaret
anlaşmalarına taraf olamaması şeklinde sıraladı.
|