|
Anne
çocuğun karakterini belirliyor
Annelerin
çocuğuna takındığı tavır,
onların ilerideki karakter özelliklerini belirliyor.
Otoriter annelerin çocukları suça eğilimli, aşırı
hoşgörülü annelerin çocukları doyumsuz ve
mutsuz, kaygılı annelerin çocukları ise
cesaretsiz ve içe dönük yetişiyor.
Dünyanın hiç “emekli olunamayacak tek mesleği”
olan anne-babalığın el kitabı niteliğindeki
“Anne-Baba Olma Sanatı”, hatalı ebeveyn
tiplerini gözler önüne seriyor. Psikolog-yazar İlkim
Öz’ün kaleme aldığı kitaba göre, çocuğuna
kol kanat germe görevini üstlenirken aşırı
korumacı, mükemmeliyetçi, hoşgörülü, agresif
veya fazla otoriter portreler çizen anne ve babalar, çocuğa
zararlı oluyor.
İşte,
psikolog Öz’ün kaleminden bazı hatalı anne ve
baba tipleri:
Aşırı hoşgörülü anne: Hoşgörüsünü
yerinde kullanan annenin çocuğu sakin, özgüveni gelişmiş
ve kendiyle barışık olurken, aşırı
hoşgörülü annenin çocuğu hırçın, öfkeli,
şımarık ve annenin yönergelerine karşı
duyarsız gelişiyor. Anneleri kendine sınır
çizmediği için disiplinsiz yetişen çocuk
ileriki yaşamında doyumsuz ve mutsuz oluyor.
Aşırı disiplinli ve otoriter anne: Böyle
annelerin çocuğu sevgi ihtiyacını karşılayamıyor.
Anne şefkatini hissedemeyen çocuk suça eğilimli
oluyor, saldırgan ve sinsice suç işleme eğilimine
giriyor.
Korkulu-kaygılı anne: Bu anneler mutsuz ve
bunu da çocuğuna yansıtıyor. Hayvanlardan,
asansörden, gökgürültüsünden korkan bu annelerin çocukları
da aynı korku ve kaygılara sahip oluyor.
Aşırı rahat yönelimli anne: Dünya
umurunda olmayan bu annenin çocuğu hayatta öğrenmesi
gerekeni anneden öğrenemiyor. Doğru ile yanlışı
ayırt edemeyen çocuk, gerek iş, gerekse özel yaşamında
kuralsız oluyor.
Agresif anne: Çocuğuna sık sık bağıran,
hatta döven bu annenin çocuğu yalancı yetişiyor.
Yetişkin olduğunda ise ya agresif, sinirli ve
kavgacı oluyor ya da zorluklara dayanamıyor, tartışmanın
olduğu yerden kaçıyor.
Takıntılı anne: Evde temizliği beğenmeyip
yeniden yapan, eşyaların sürekli yerini değiştiren
takıntılı annelerin çocukları da
defterindeki yazı iyi olmadığında tekrar
tekrar silip yazıyor, defalarca oyuncaklarını
topluyor. Çocuğun ileride “ellerini defalarca yıkama”
gibi takıntıları oluyor.
Aşırı koruyucu anne: Çocuğunun başına
birşey gelecek kaygısını taşıyan
bu annenin çocuğu kendine güvensiz oluyor.
PEKİ
BABALAR?
Aşırı otoriter baba: “Tabakta bir
lokma bile kalmayacak”, “arkadaşlar eve gelmeyecek”
gibi kuralları olan baba, çocuğuna sevgisini de göstermiyor.
Çocuk ileride pasif ya da saldırgan, tüm kuralları
çiğneyen, aşırı öfkeli bir insan
oluyor.
Mükemmeliyetçi baba: Her alanda çocuğunun mükemmel
olmasını isteyen babanın evladı
yetenekli olduğu alanda bile başarı gösteremiyor.
Aşırı koruyucu baba: Bu babanın özgüven
sorunu olduğu için çocuğuna da güvenmez. Pasif
kişilik geliştiren çocuk, ileriki yaşamında
da sosyo-fobik oluyor, çevreden sürekli destek bekliyor ve
desteklenmeden hiçbir adım atamıyor.
Duygu cimrisi baba: Duygularını asla ifade
edemeyen babanın çocuğu, “sevgi enerjisi”
alamadığından ileride babası gibi oluyor.
Sorumluluk duygusu gelişmemiş baba: Çocuklarına
ilişkin sorumluluktan kaçan babalar ile çocukları
arasında uçurum oluyor ve onu “yabancı” gibi
görüyor.
Aşırı hoşgörülü baba: Gece geç
saatlere kadar eve gelmeme, sigara, alkol kullanma, okulu
asma gibi özellikler bu babaların çocuklarında görülüyor.
Annenin otoriter olmasına neden olan bu davranış
çocuğu dengesizliğe itiyor.
SAYFA
BASI
|