|

AVRUPA’DA MÜSLÜMANLARA
YÖNELİK AYRIMCILIK
Avrupa’da gittikçe yükselen ırkçılık ve ayrımcılık şüphesiz
ki en çok Müslümanları etkilemektedir. Birçok Avrupa
ülkesinde popülist siyaset yapılması, İslam aleytarı tutum
ve davranışlar, Müslümanların önüne dini hayat, eğitim, iş
ve sosyal alanlarda engeller çıkarmaktadır. Her vesileyle
dünyada demokrasi, insanhakları, din ve vicdan hürriyeti
havariliği yapan bir takım Avrupa ülkeleri, kendi içlerinde
yaşayan Müslümanlara karşı tutum ve davranışlarıyla tam bir
tezat içerisindirler.
Avrupa’da Müslümanlara yönelik ayrımcılığı Uluslararası Af
Örgütü (Amnety International) yayımladığı raporda
(24.04.2012) birkez daha gözler önüne serdi, dünyanın
dikkatini bu konuya çekti. Müslümanlara yünelik, özellikle
istihtam ve eğitim alanında yapılan ayrımcığın vahametini
ortaya koydu. Hükümetlerin dışlamayı ve ayrımcılığı
körükleyen önyargılar ve kalıplanmış yargılarla mücadele
etmede daha fazla gayret göstermesi gerektiğini dile
getirdi. Uluslararası Af Örgütü (AI) Hollanda, Ispanya,
Fransa ve Belçika’nın içerisinde bulunduğu birçok Avrupa
ülkesinde eğitim alanındaki kısıtlamaları dile getirdi.
Öğrencilerin okulda başörtüsü, kültürel ve dini kıyfetler
giymelerinin yasak olduğunu belirtti. UAÖ; “Dini ve kültürel
sembol veya kıyafetlerin giyilmesine getirilecek her yasak,
her bireysel vakanın ihtiyacına göre değerlendirilmeli.
Genel yasaklar Müslüman kızların eğitime erişim hakkını
olumsuz bir şekilde riske atıyor ve ifade özgürlüğü ile
inançlarını açıkca gösterme haklarını da ihlal ediyor.”
dedi.
Adı geçen raporda Almanya zikredilmemiş olmasına rağmen,
Avrupa’nın birçok ülkesinde Müslümanlara karşı yapılan
ayrımcılığın bariz örneklerini Almanya’da da görmek
mümkündür. Alman Anayasasında (Madde 4:Prağraf 1 ve 2) “din
ve vicdan hürriyeti (Die Freiheit des Glaubens, und
die Freiheit des reliğiösen und weltanschaulichen
Bekenntnissen sind unverletzlich) ve dini inancın
uygulanması engellenemez” ( Die ungestörte
Religionsausübung wird gewährleistet) denmesine
rağmen, uygulamada birçok engelle karşılaşılmaktadır. Yine
anayasada okullarda verilecek din dersleri konusunda hak ve
selahiyet sahibi dini cemaatler olmasına rağmen ( Madde 7/
3: Der Religionsunterricht ist in den öffentlichen
Schulen mit Ausnahme der bekenntnisfreien Schulen
ordentliches Lehrfach. Unbeschadet des staatlichen
Aufsichtrechtes wird der Religionsunterricht in
Übereinstimmung mit den Grundsetzen der
Religionsgemeinschaften erteilt.) Müslümanlar bu
haktan maalesef yararlanamamaktalar. Devlet okullarında
“İslam Din Dersleri” konusunda da ipe un serilmekte,
dolambaçlı yollar tercih etmekte ya da ara çözümler
üretilmektedir. NRW’de “Danışma Konseyi” (Beirat) modelinde
olduğu gibi.
Avrupa’da yaşan Müslümanlar dini inançlarının gerektirdiği
gibi yaşamak istiyorlar. Yaşadıkları ülkelerde kültür ve
kimlik değerlerini korumak; eğitim, iş, siyasi ve sosyal
alanlarda ayrımcılığa tabi tutulmadan, barış ve huzur
içerisinde yaşamak istiyorlar. Müslümanlar kendi hayat
tarzlarını kendileri belirlemek istiyorlar. Bundan daha tabi
ne olabilir ki?
Demokrasi, insan hak ve hürriyetinden dem vuran Avrupa,
içine düştüğü ikilemden kurtulmak zorundadır. Popülizm, oy
avcılığı ya da çoğunluğun gönlünü hoş tutma adına,
Müslümanların tabi haklarını görmezlikten gelmek, uzun
mesafede ne siyasilere, ne hükümetlere ne de ülkelere bir
fayda sağlamaz. Zira, ağlayanın malı gülene hayretmez. O
zaman; Almanya’nın da içerisinde olduğu bir çok ülke,
Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna kulak vermelidir.
Müslümanları ve İslam’ı ötekileştirmeden vazgeçmelidir.
Avrupa’da Müslümanlara yönelik ayrımcılığa son verilmelidir.
Daha fazla geç kalmadan Breivik, NSU Neonazi terörü, Pro
NRW, Sarrazin, Marine Le Pen, Geert Wilders gibi ırkçı,
Müslüman ve İslam düşmanı kişi, düşünce, kurum ve
kuruluşlara karşı ciddi mücadele etmelidir. Akl-ı selim bunu
gerektirir.
Dinslaken, 25 Nisan 2012
Yakup Tufan
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
AVRUPA’DA
MÜSLÜMANLARA YÖNELİK AYRIMCILIK
NRW`DE
SEÇİMLER VE GÖÇMEN OYLARININ ÖNEMİ
UYUM
YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ
FRANSA’NIN
GARABETİ VE TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİ
NAHOŞ
SÖZ “DÖNNER MORDE”
ALMANYA’DA
YARIM YÜZYIL
ZAMAN
KARDEŞLİK ZAMANIDIR
GÖÇÜN
50. YILINDA ALMANYA’DA TÜRKÇE
GÖÇÜN
50. YILINDA AVRUPA’DA RAMAZAN
IRKÇILIĞIN
TEHDİDİ ALTINDAKİ AVRUPA
BRÜKSEL
BULUŞMASI
MERCEK
ALTINDAKİ MÜSLÜMAN GENÇLER
YOL
AYRIMINDAKİ TÜRKİYE
GÖÇ
VE AVRUPA TÜRKLERİ
ALMAN
EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK ÇOCUKLARININ MESELELERİ
ALMANYA’DA
İSLAM GERÇEĞİ VE GÖRMEYEN GÖZLER
AVRUPA’DA
AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
KENDİNİ
ARAYAN TÜRKİYE
MANEVİ
DÜNYAMIZDA ARALIK, AŞURE VE MUHARREM’İN YERİ
BANGLADEŞ’DEN
SELAM VAR
PAKİSTAN’DAN SELAM VAR
AVRUPA’DA
RAMAZAN BAYRAMI
SALDIRGAN
İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
NRW
SEÇİMLERİ VE TÜRKLER’İN ÖNEMİ
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER
VE UYUM MECLİSLER
PARELEL
TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA
FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW
MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ
AVRUPA
BİRLİĞİ VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN
KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE
MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın
İmajı
Uyum
nedir?
SAYFA
BASI
|